Kararlar, karasızlıklar ve hayatımızın akışı /

Yolunuzun üzerindeki tüm oklar tek bir yönü gösterse bile,

iç sesiniz o yola girme diyor ise ne yaparsınız?

İÇ SESİNİZE GÜVENMEK/

Datalar, veriler, analizler, stratejiler hepsi bir sürü farklı senaryo sunarken,

sen cılız bir iç sesi, çok derinden bir yerden duyuyorsun diye onu dinlemeye başlar mısın ve onun peşinden gidebilir misin?

Kimimiz için çok zor olabilir!

Kimimiz için ise iç sesine güvenmek hiç problem değil!

Kimimiz ise kararsızlık fırtınasında sallanan

gemi gibi bir sağa bir sola devrilip durabilir.

MANTIĞINIZA GÜVENMEK/

Oysa en kötü karar,

tüm kararsızlıklardan daha iyidir!

En azından bir karardır.

Bir hedeftir. Hedefler yolda değişebilir. Çünkü Hayat bir deneme yanılma alanıdır. Hiç bir şey önceden bilinemez; garantilenemez! Sadece denemeye alan açılabilir.

Bazen kararlar ile bazı bedeller ödenir,

ve aynı zamanda her bedelin bir de kazancı vardır.

KARARA GÜVENMEK/

Bir kararı doğru karar yapan

karardan sonraki tutumumuzdur belki de.

Bir karara kötü bir karar diye bugün bakıyor olabiliriz.

Ama karar alınmıştır. Ancak bu kararı aldıktan sonra hayatı bu yönde

Öyle zenginleştirirsiniz ki; 6 ay sonra bakmışsınız;

Bu karara kötü bir karar diye bakmıyor olursunuz.

O karardan sonra hayat öyle farklılaşır ki iyi yönde;

Çevreniz bile yahu iyi ki o vakit öyle bir karar almışsın der.

O nedenle belki kararın iyisi,

Kötüsü yoktur.

HAYATA GÜVENMEK /

Bunun için zamana ihtiyacımız vardır.

Onun için en iyisi nedir bilmiyorum,

“kim bilir” demek olabilir.

Yaşadıklarımızda, bedellerde ve kazançlarda artı

ve eksiye verdiğimiz anlam bizim zihnimizin yatkınlığı ile ilgilidir.

Belki de hayatın kendisi zaten bir bilinmez

ve her anımız zaten risk içerir diyenlerdensiniz?

ZAMANA GÜVENMEK /

Peki ZAMAN  her şeyin ilacıdır demek;

risk almak mıdır? Yoksa bazı kararları zorlamamak

gerektiğinin bir ipucu mudur?

Uyumlu olmaya karar vermek teslimiyet midir?

Yoksa bu sürece güvenmek midir?

 Sükûnet her seferinde netlik getirir mi?

Yoksa sabır mıdır esas hayatın bizlere sunduğu?

Netlik zamanla mı gelir?

FARKLI BAKIŞ

AÇILARINA

GÜVENMEK/

Hayatta “iç sesiniz” daha önceden gidilmemiş yoldan git diyorsa;

Bu o tabelanın yanlış bir yön gösterdiği anlamına gelmez.

O nedenle bazen ne o tabela yanlıştır, ne de iç sesiniz.

Eski Hint söylencelerinde yer alan “kör adamlar ve fil” hikayesi genellikle “bütünü kavrayabilme” farkındalığının önemini anlatmak için anlatılır.  6 kör adam bir fili 6 değişik şekilde anlatır. Biri yelpaze der, biri yılan, biri duvar, biri halat, duvar, ağaçtır der farklı yerlerine dokunarak. Hepsi kendince haklıdır, ama gerçek hiçbirinin bakış açısını yansıtmaz.

Bu yazımı da bir sonuca ya da tek bir çıkarıma bağlamadan,

hatta size kendi kararımı ve duruşumu bildirmeden bitireceğim.

Bence hepimiz yaşadığımız durumlara

ve içsel hallerimize bağlı olarak bir duruma farklı cevaplar verebiliriz ve tabii yukarda ortaya attığım sorulara.

Her şeyin “anbean” değiştiği bir dünyada sabitlik arayan bir zihin ile yaşarken

belki de bu yazıyı böyle netleştirmeden bitirmek de bir risk olabilir.

Yazının finalini size bırakıyorum,

Ya siz ne dersiniz?

Sevgi ile kalın,

An’ da kalın.

Previous
Previous

Meditasyona günlük hayatımızda alan açmak /

Next
Next

Making peace with ourselves / Kendimizle barışık olmak