Duygusal Kölelikte Özgürlüğe /
Duygusal durumumuzu
farkında olarak ya da olmayarak
bir olaya ya da kişiye bağladığımızda;
tüm gücümüzü, özgürlüğümüzü, seçimlerimizi,
yaşayacağımız sonuçları, dışımızdaki bu kişinin
veya kişilerin ellerine teslim etmiş oluruz.
Bir nevi “duygusal kölelik“ hali olarak tanımlıyorum
bu çoğumuzun zaman zaman kendi kendimize
yarattığımız durumu.
GÖRÜNMEYEN
BİR İPTEN
TUZAK
ADETA/
Sanki görünmeyen bir ipi;
kendi ellerimizle teslim ederiz;
Bir ucu da bizdedir. Onların her sözüne
kapılır gideriz adeta.
Bu ipe bir kere dolandık mı;
kurtulmak zor gibi gelir insana.
Sağa sola savrulur dururuz.
Düğüm oluruz.
Başkalarının görüşlerinden
olumsuz etkileniriz,
sevdiğimiz birinin
sözüyle tekrar tekrar sinirleniriz;
bir kısır döngünün içinde bulduğunuz
bu halin içinde; duygusal olarak tutsak
kalmış gibi hissedebiliriz.
KENDİMİZİ
KENDİMİZ
KURTARABİLİR Mİ?/
Peki duygusal olarak etkilenmemeyi
başarmak mümkün mü? Nasıl mutlu,
sakin, dingin ve dengede kalabiliriz?
EGO & NEFSANİYETLE
VAR OLMAK /
İpin ucunu, kendimizin gerçekte "kim" değil, "ne" olduğumuzu
anlamakla bulmak mümkün bana göre.
Nefsaniyet kavramını, “maddenin bizim
üzerimizdeki hakimiyetidir.” diyerek özetliyor
sevgili Tarık Arıkdal; ve “gerçek üst/öz benliğimizden
bize ulaşan mesajların perdelenmiş hali” olarak tanımlıyor
bu düğümlenmiş kimliklerimizi.
Eckhart Tolle ise “Var olmanın gücü” adlı kitabında
muhteşem bir akıcılıkla bu idrak seviyesinden
“egomuzun üzerinde bir varoluş” hali olarak bahseder.
MUTLU OLMAK /
İşte bu hakikati arama süreci, bizi bu dünyadaki kendimize ve başkalarına bağlı egolu
kimliklerimize bağlı ipleri koparıyor; bizleri uzaklaşıp gerçekliğe,
özümüze doğru götürüyor ve dolayısıyla mutluluğa…
Columbia Üniversitesi profesörlerinden
Robert Thurman son kitabına “Wisdom is Bliss”
adını verirken işte bu gerçeğe, bu hikmet ve
dirayet mertebesine atıf yaparak bu idrak
düzeyini “sonsuz mutlulukla” özdeşleştiriyor.
EGO FARKINDALIĞI
İLE NEFSANİYET AZALTMA/
Sonuç olarak diyebilirim ki: egosal benliklerimizin
üzerimizdeki hakimiyeti mümkün olduğunca azaltarak ,
kendimizi eşdeğer gördüğümüz kimliklerimizden sıyrılarak,
“BEN’in” ötesinde bir var oluş hali ile akışta olabilmek,
bizi yazımın giriş bölümünde bahsettiğim duygu
ve tepkilerimizden uzaklaştırarak GERÇEK ÖZGÜRLÜĞE taşıyabiliyor.
ÖZ BENLİKLE
ÖZ GÜVENLE/
Başkalarının olumlu veya olumsuz sözlerinden duygusal
olarak ETKİLENMEMEYI deneyimleyebileceğimiz
bu İDRAK hali; bizi duygusal tutsaklıktan
ÖZGÜRLEŞTİRECEKTİR.